6 Ocak 2010 Çarşamba

Aşk'ın Tarifi..



AŞK'ın tarifini yüzyıllar boyunca insanlar kendi dillerince,yüreklerince farklı anlatımlarla adlandırmışlar,yaşadıklarına isim verip sözlerini dillerden dillere dolaştırıp ünlü aşk sözleri altında toplamışlar..kimileri fasulyeye, kimileri çiçeklere, kimileri uçup giden bir kelebeğe benzetmiş..bu gibi benzetmeler çoğalıp gitmiş..günlerdir aklımda farklı konular vardı fakat bir türlü bir araya getirip toparlayamadım..
Eskiden beri tanıdığım bir büyüğümle iş yerinde yıllar önce kısa bir sohbet etme imkanı buldum..Yaşına göre oldukça bakımlı,güzel ve karizmatik olan bu hanımefendinin yüzündeki o farklı bakışı hiç bir zaman unutamayacağım..Bir gün yanıma gelip,iki dakika dinlenmek istediğini söyleyince hemen bir sandalye getirdim,bir bardak su ricasına karşılık o çok sevdiğim türk kahvesi eşliğinde standart sağdan soldan sohbete başlamış olduk..Bir ara konu sevgiye geldi..ve işte o zaman başladı Aşk'ın hikayesi..
-biz Cumhurla tanıştığımızda çok gençtik..aynı yerde oturuyorduk ve ailelerimiz birbirini tanıyordu..Deli gibi birbirimizi seviyorduk..fakat ben henüz 17 cumhur da 23 yaşındaydı..bir gün o işe girdi ve bir süre sonra tayini çıktı..buna öyle çok üzülmüştümki..birbirimizi göremeyeceğiz diye üzüntümden hızla kilo vermeye başladım..fakat kader böyle olmasını istemiş olmalı ki..ne tesadüfdür bir kaç yıl sonra bende onunla aynı işe girdim ve benimde tayinim çok başka bir yere çıktı..ikimizde farklı yerlerdeydik ama birbirimizin haberlerini alıyorduk..Önce evlenen ben oldum..Ailem benim daha ne kadar beklemem gerektiğini her sorduğunda aklıma o geliyordu ve susuyordum..hemen arkamdan cumhur evlendi..her ikimizde mantık evliliği yapmıştık..evet başlangıçta istemiştik ama daha sonra bunun ne denli bir hata olduğunu çok sonra idrak ettik..her ikimizinde çocukları oldu..Yıllar içinde garip tesadüfler bizi farkında olmadan aynı yerlerde bir araya getirmiş olsada birbirimizin yüzünü hiç göremedik..ya ben geldiğimde cumhur gitmiş oluyordu,yada ben gittiğimde o geliyordu aynı mekanlara..Bu böylece yıllarca devam etmiş tabi biz bunu çok sonradan konuştuğumuzda anlıyorduk..Ve bir gün kader bizi aynı iş yerinde bir araya getirdi..O anı hiç bir zaman unutmayacağım..Cumhurla ilk kez karşılaşmamız ve o ilk bakışlar neredeyse kalbimin durmasına neden olacaktı..Bir süre sonra oturup sohbet etmek istedi benimle..aynı şeyi bende çok istedim..ve konuştuk..Eşini bir süre sonra hastalık nedeniyle kaybetmişti..çocuklar büyümüş kendi yollarını çizmeye başlamışlardı..ve o dönemde bende eşimden ayrılmıştım,çünkü hiç bir zaman anlaşamamıştık..benim çocuklarımda tıpkı onun çocukları gibi yollarını çizmeye başlamışlar ve bende artık biraz daha rahat etmiştim..Bir kaç görüşmenin ardından bir gün her ikimizde birbirimize hala aşık olduğumuzu anladık..Kısa bir süre sonrada evlendik..yaşlarımız hayli ilerlemiş olsada, içimizdeki o aşkın bağı hala gencecik ve tertemiz  saklı duruyordu..Ellili yaşların içerisinde genç aşıklar gibi biz her gün dışarı adımımızı attığımız andan itibaren ellerimizi hiç bırakmadık..Ne sözler tükendi..ne gönüllerimiz..Allah bizi birbirimize yıllar sonra kavuşturdu.Onu çok sevdim..hala da çok seviyorum..O da beni çok sevdi..ve hala da çok seviyor biliyorum..Dünyaya bir daha gelsem ondan başkasını asla sevmem..çünkü sevmedim..Aşk böyle bir şey..Doyamadan yaşanan tarifi çok zor ama bir o kadar harika bir duygu..
Cumhur bey bir süre sonra vefat etmişti....Ama eşinin ona olan aşkı hiç tükenmemiş olmalı ki..bu aşkın hikayesini bana anlatırken gözlerindeki yaşı,ona olan sevgisini ve özlemini anlamamak,duygulanmamak elimde değildi..
Hayatta karşımıza çıkan her türlü zorluklar bizim görmemiz gereken sınavlar..Aşk'a verilmiş bir emeğin örneğini aktarmak istedim..Özveriyle,sabırla elde edilen herşey çok kıymetlidir..bu her ne olursa olsun..Ördüğün bir kazak,el emeğiyle yapılmış tahtadan bir masa,düşünülerek ortaya çıkan her ürün çok değerlidir..belki kıyaslaması farklı olsada AŞK' da emek ister..sabır ister..yürek ister..dayanışma ister..
Benimde bir emeğim var..nakış nakış işliyorum onu her gördüğüm an..onu her an görmek beni hiç bir zaman yormadı..onu'da..Önümüze çıkan her engeli birer birer aştık..Ellerimizi hiç bırakmadan..Yüzümüzden tebessümlerimiz hiç eksik olmadı..Yıllar önce yol ortasında hissettiğim yalnızlığımın acısını aklıma getirdiğimde; ümidimi bana kaybettirip çok sonradan karşıma çıkaran Rabbime şükrediyorum..Aşk'ın ne anlama geldiğini ilkkez hissedebildiğim için..bütün işlerimin arasında onu düşündükçe gülümsediğim için..ve rengi olmayan dünyama yeşili,beyazı,maviyi katıp renklendirdiği için..Biz üzüntünün içinde bile mutluluğu bulup,gözlerimizdeki o sevinci hiç yitirmedik..Emek veriyoruz..içinde..saygı olan..sevgi olan,dayanılacak bir omuz bulduğumuz mucize bir AŞK'ı yaşıyoruz..Onur duyuyorum..Gurur duyuyorum..Böylesine değerli,cesur,tertemiz bir yüreği sevmek emeklerin en güzeli..Bundan sonrada çıkabilecek her güçlüğe karşı direnip,yüreklerimizi asla farklı yerlere savurmayacağız..Mutluluk bu olsa gerek..Aşk; içimizde, yüreğimizin en güzel yerinde hayallerini kurduğumuz bir masal bana göre..Ve bu masal hayatımda görebileceğim, hissedebileceğim, yaşayabileceğim en değerli hazinem..ve ben o hazineyi çok ama çok seviyorum..Benim tarifim bu..

2 yorum:

bulbulun yeri dedi ki...

Canım,
ben aşkı yakalayanların mutlu azınlık olduğunu düşünüyorum. Ne mutlu ki o azınlığın içinde ben de varım. 30 yıldır hiç eksilmeden, sürekli artan bir sevgi ile birini kendinden bile çok sevmek çok özel bir duygu. Çocuklarına duyduğun sevgiden çok farklı bir sevgi. Ama şunu biliyorum ki, sevgmek demek, emek isteyen bir şey. Karşılıklı olursa elbette çok daha güzel.
Bu uzun uzun anlatılacak bir şey ama burayı da meşgul etmeyeyim.
Sevgiyle kal.

bulbulun yeri dedi ki...

Canım,
sayfama uğrar mısın? Ödülün var.
Sevgiyle kal.